May 17
Günümüzde maalesef biraz İngilizce eğitimi almış herkes kendini çevirmen zannediyor. Hal böyle olunca da bakın ortaya neler çıkıyor:
- “tear at the mouth of the milk carton” cümlesi “süt kutusunun ağzındaki yırtık” olarak çevirilmesi gerekirken dahi çevirmenimiz “süt kutusunun ağzındaki göz yaşı” olarak çevirmiş
- Gladiator filminin vcd’sinde, filmin başlarında Commodus vagondan çıkar ve atını ister…commodus: Where’s the emperor? (imparator nerede?)
adam: He’s at the front, sir. (ön tarafta efendim.)altyazi:
- imparator nerede?
- fransa’da.
- TV8′de Sean Connery ve Michael Caine’in başrollerini paylaştığı filmin en heyecanlı sahnesinde, İskender’in hazinelerinin bulunduğu anda kahraman şöyle diyor: “Yaşasın, İskenderin pantolonunu bulduk!” Anlaşılan çevirmen hazine anlamına gelen “treasure” kelimesi ile pantolon anlamına gelen “trouser” kelimesini karıştırmış.
- Bir başka filmde de uluslararası havacılık terminolojisinde tıpkı denizcilikteki “S.O.S.” gibi yardım çağrısı olan “May Day”, “Mayıs günü” olarak çevirilmişti. Düşünsenize, düşen uçaktaki pilot bağırıyor: “Mayıs günü, Mayıs günü!..” Kulenin tepkisi ne olurdu acaba
- Biraz da hayal gücü katalım olaya. Sizce “13-feet crocodile” derken ne kastedilmiş olabilir? Timsahın boyu mu? Bence de öyle. Ama çevirmen öyle düşünmüyor olacak ki “13 ayaklı timsah” olarak çevirmiş.
- Biraz da klasikler:
Piliç çevirme > chicken translation
Gözleme > observation
Devam edecek, bizi izlemeye devam edin… ![]()
Recent Comments