Kötü Yazılmış Metinlere Karşı Çevirmenlerin Tutumu: Özgürlük ve Kısıtlamalar
ingilizce çeviri makaleleri Add commentsİşin mantığında kaynak metnin içeriğine sadık kalmak çevirmenin sorumluluğudur. Çevirmenler bazen imla hataları ya da yanlış kelime seçimi gibi hatalı içerikli metinlerle karşılaşırlar. Aynı şekilde, küfür tıkıştırılmış, abartılı ve gerçeklikten uzak, içerik olarak zayıf metinler de az rastlanır değildir. Bu gibi durumlarda çevirmenin üzerine düşen yanlış olanı düzeltme yoluna gitmektir. Çünkü çevirmenin asli görevi doğruyu aktarmaktır. Fakat çevirmenler metne sadık kalmalı ve tarafsızlıklarını korumalıdırlar, çünkü hiçbir koşulda kaynak metnin içeriğini değiştirmezler.
Profesyonel çevirmenler kaynak ve hedef dillerde doğru ve yanlışları bilecek seviyede uzman birer dilbilimci olmalıdırlar. Sonuçta çevirisini yaptıkları kaynak metinde bir sorun tespit ettiklerinde bunun doğrusunu aktarmak etik ve profesyonel sorumluluklarıdır. Eğer bunu yapmazlarsa metnin anlamını bozmamış olsalar da uzun vadede kariyerlerini tehlikeye atmış olurlar. Örneğin Arapçadan İngilizceye çeviri yaparken bir hataya rastlayan çevirmen bunu düzeltmelidir. Çünkü Arapça olarak “Adam çocuğa vurdu” cümlesindeki küçük bir gramatik hata dilin yapısı gereği diğer dillere “Çocuk adama vurdu” olarak aktarılacaktır ki buda kaynak metnin tam tersi bir ifadedir. Benzer bir şekilde heceleme hatası ya da yanlış kelime seçimi İngilizce çevirilerde anlam kaymasına neden olabilmektedir. Bu duruma örnek olarak da “he took his usual bath” cümlesi kullanılırken “he took his usual path” olarak aktarılmıştır. Bu nedenle hatalı olduğu düşünülen veya daha doğru şekilde yazılabileceği düşünülen kısımlar çevirmen tarafından belirlenmeli ve düzeltilmelidir. Aşağıdaki reklamları ele alalım.
Tayland’da eşek turu için bir reklam:
Kıçınızın üstünde seyahate ne dersiniz?
Roma’da bir doktorun ofisi:
Kadın ve Diğer İlletler Uzmanı
Eğer çevirmenler karşılaştıkları hataları görmezden gelir ve dokunmamayı seçerlerse etik sorumluluklarını ve profesyonelliklerini göz ardı etmiş olurlar.
Bazen de profesyonel çevirmenler kaba tabirler veya küfür içeren metinlerin çevirisini yaparken kendilerini ahlaki bir baskı altında hissederler. Bunun nedeni okuyucuların ve dinleyicilerin bu küfürleri okurken veya dinlerken hoşnut olmayacaklarının çevirmenler tarafından bilinmesidir. Buna bağlı olarak yapılması gereken; biraz daha cilalı ifadeler kullanarak ve kelime oyunlarıyla, aşağı yukarı aynı anlamı sağlayarak bu küfürlerin adedini azaltmaktır. Örneğin, çeviri esnasında bir çok küfürle karşılaşan bir çevirmen durumu kurtarmak için şu cümleyi kullanabilir: “Konuşmacı oldukça kızgın olduğunu belirten küfürler kullanmaktadır”. Profesyonel çevirmenin bu müdahalesi hedef kitleye ve kültüre olan saygısının bir işaretidir. Aynı şekilde çevirisine koyacağı dipnotlarla kaynak metinde bulunan ve hedef kitlenin bihaber olduğu konulara dikkat çekebilir. Örneğin, kaynak kültüre ait özel günlerin veya olayların açıklamasına yer vermek gibi.
Bir diğer durum ise çevirmenlerin, dikkatsizlikten veya bilgi eksikliği yüzünden gerçekçi hatalar içeren metinlere müdahale etmelerini gerektirebilir. Her iki durumda da çevirmenin görevi bilginin doğru bir şekilde aktarıldığından emin olmaktır. Aksi taktirde hedef kitle bunu görmezden gelmez ve affetmez. Bu sorumluluk Newmark’ ta (1981) şu şekilde aktarılmaktadır.
Metinde gerçeklikten uzak bir yanlışlık var ise çevirmen bunu bildirmelidir. Yanlış ifade kesinlikle düzeltilmelidir. Bu sorumluluğu yerine getirmek, kaynak metinde yazanın aktarımından daha önemlidir. (1981, 128-129)
Kaynak metinin kanıtlanmış bilimsel kaynaklarla çeliştiğini ve çevirmenin bu durumun farkında olduğunu farz edelim. İlk yapılması gereken işe koyulmadan önce yanlışın düzeltilmesidir. Örneğin, doğada bulunan en sert maddenin ne olduğunu hiç kimse tam olarak bilmemektedir, ifadesini çeviren bir çevirmen bu ifadenin bilimsel yollarla çürütülerek en sert maddenin elmas olduğunun ispatlandığını biliyorsa bu yanlış düzeltilmelidir. Eğer bir çevirmen metnin vermek istediği mesajın doğruluğundan emin değilse doğruluğundan emin olana kadar araştırma yapmalı ve altına imzasını attığı metni doğrulmalıdır.
Fakat çevirmenin kaynağa saygısı ve tarafsızlığı gereği yapacağı müdahalelerde bazı sınırlar vardır. Çevirmenler, özellikler yasal çeviri yaparken, değişiklik yapmak, içerik eklemek veya çıkarmak için hevesli olmamalıdırlar. Catriona Picken (1983) önerisi: “Diğer yandan bakılacak olursa, bazı çevriler vardır ki kaynak metne sağdık kalınması, ekleme veya atlama yağılmaması konusunda katı dokunulmazlıkları vardır. Yasal çeviriler bu gruba aittir. Bu gibi durumlarda çevirmen asgari özgürlüğe sahiptir. ”
Sonuç olarak söylenebilir ki, çevirmenler gramer hatalarını yanlış kelime seçimlerini ve diğer edebi aksaklıkları düzeltmelidirler. Ayrıca, küfür içeren veya gerçekleri çarpıtan metinlerin düzeltilmesi, çevirmenlerin ahlaki ve profesyonel görevleri arasındadır.
Recent Comments